Mimarlık ve Tasarım Fakültesi

Permanent URI for this collectionhttps://acikerisim.samsun.edu.tr/handle/123456789/15

Browse

Recent Submissions

Now showing 1 - 5 of 5
  • Item
    Samsun’da modern kentin kuruluşu (1869-1919): Duhan Çarşısı, Reji İdaresi ve Tütün İskelesi üzerinden bir değerlendirme
    (2022) Düzenli, Evrim
    Samsun’da kentsel modernleşme görece erkenbir tarihte ortaya çıkar. Büyük ölçekli üretim veticaret ilişkilerine bağlı olarak değişen ve artanihtiyaçları karşılayacak kentsel düzenlemeler,büyük kent yangını sonrasında yaygınlık kazanır.Yazar, 1869-1919 tarihleri arasında Duhan Çarşısı,Reji İdaresi ve Tütün İskelesi etrafında biçimlenen modernleşme deneyimini inceliyor.
  • Item
    Van Camileri (1941-2013): cami sayıları, mülkiyet durumları ve 'mimarlı' camiler
    (e-Şarkiyat İlmi Araştırmalar Dergisi, 2018) Gülen, Mustafa; Düzenli, Halil İbrahim
    Türkiye’de 2018 verilerine göre sayıları 87.381 (URL-1) olan cami ve mescitlerin farklı politik ve bilimsel mecralarda, çeşitli başlıklar altında tartışıldığı söylenebilir. Bu mecralardan bazıları cami sayıları, cami tasarımı, tasarımda mimarların rolleridir. Bu makalede, Van İl Müftülük arşivi verilerine göre 1941 yılından 2013 yılı sonuna kadar Van ili merkez ilçelerinde kayıtlı 234 camiye odaklanılmıştır. Araştırma malzemesi olarak il müftülüğünde yer alan matbu evraklar ve camilere ait çeşitli istatistiki veriler analiz edilmiş ve yorumlanmıştır. Mimarlık araştırmalarında yer bulamayan müftülük kayıtları gibi veri setleri önemli bilgiler içermektedir. Yıllara göre Van cami sayılarının artış-azalış oranları, yaptıranlara göre camiler, camilerin mülkiyet durumları ve mimarı belirtilmiş olan - mimarı bilinmeyen camiler gibi istatistikler bu veriler üzerinden çıkarılabilmektedir. Makalede her biri ayrı ayrı sonuçlar üreten istatistikler yorumlanmıştır. Mimarların rolleri bakımından ise önemli bir veri ile karşılaşılmaktadır. İncelenen matbu evraklara göre 234 camiden 194’ünün (%82,9) mimarı belli değildir. Camilerden 40 tanesinin (%17,1) mimarlar tarafından projelendirildiği görülmektedir. Bahse konu 40 camiyi tasarlayan 28 mimar tespit edilmiştir. Bunların içinde 2 ve üzeri sayıda cami tasarlayan 6 mimar ve 18 cami üzerinde özellikle durulmuştur. Sonuç olarak Van ili merkez ilçelerindeki camiler, Türkiye’de cami tasarımında mimar emeğine yeterince başvurulmadığını göstermektedir. The mosques in Turkey, of which the number reached to 87.381 according to the 2018 data (URL-1), are discussed in different political and scientific milieu. Some of these discussions include mosque numbers, mosque design and the role of architects in their design. This article focuses on 234 mosques in the central districts of Van from 1941 until the end of 2013, registered in the Van Müftülük archive. Various statistical data related to printed documents and mosques in the records of the archive were analyzed and interpreted. Data sets that cannot find a place in architectural research, such as records of Müftülük archives, contain important information. The statistical information related to the increase-decrease rates of Van mosques according to years, the builders of mosques, property status of mosques, the mosques with known or unknown designers, can be extracted from such data. In this article, statistics that produce different results were interpreted. In terms of the roles of architects, important data was acquired. According to the printed documents, the architects of 194 (%82,9) out of 234 mosques are unknown. 40 of the mosques (%17,1) were designed by architects. The names of 28 architects who designed these 40 mosques were attained. Of these, 6 architects and 18 mosques belonging to these architects were particularly focused on. In conclusion, this research on the mosques in the central district of Van province showed that the mosque design in Turkey scarcely depends on the professional service of architects.
  • Item
    Kiliseden camiye dönüştürme ve İstanbul’da kiliseden dönüştürülen camiler hakkında notlar
    (FSM İlmî Araştırmalar, 2020) Düzenli, Halil İbrahim
    Bir dinin/inancın ibadet ritüellerinin toplu olarak gerçekleştirildiği “kutsal” mekânların başka bir din/inanç ritüelleri için kullanılmaya başlanması, mekânların bu anlamdaki dönüşümleri tarih boyunca karşılaşılan durumlardır. Söz konusu dönüşümlerin coğrafyaya, tarihsel döneme, belli inanç faktörlerine, siyasal iklime, iktidar ilişkilerine vb. göre farklılıklar gösterdiği söylenebilir. Bu makalede bir mesele olarak “kutsal mekânın dönüşümü” ve İstanbul özelinde kiliseden camiye dönüşüm irdelenecektir. Zeyrek Camii (Pantakrator Kilisesi/Manastırı) gibi bazı dönüşümlere ayrıca değinilecektir. İstanbul’daki dönüşümler literatürde farklı sayı ve isimlerde yer almaktadır. Makalede bu literatürün biraraya getirilmesi, bazı tashihler yapılması ve toparlanması amaçlanmaktadır. Bugün İstanbul’da ismi bilinen, halen ayakta veya kaybolmuş olsa da konumları tahmin edilen kırk adet kiliseden çevrilme cami bulunmaktadır. Makalenin temel savı kiliseden camiye dönüştürme eyleminin bütüncül veya tek bir sebebe bağlı olarak açıklanamayacağı, her durumun/tekil örneğin farklılıklar barındırdığıdır. Kiliseler bir gayr-i müslim memleketini fethetmenin sembolü olarak, ilâhi nizamın yeniden tesisi için, demografik yapı değişimlerine bağlı olarak, harap olan yapıların ihtiyaç doğrultusunda yeniden kullanımı gibi nedenlerle camiye çevrilmiştir. The transformation of “sacred” places where the rituals of worship belonging to one religion/faith are used to be performed collectively in order for the use of rituals belonging to another religious/faith is frequently encountered throughout history. It can be said that these transformations vary according to geography, historical period, certain belief factors, political climate, power relations, and etc. This article will discuss the “transformation of a sacred place” as an issue in general and the transformation of a church into a mosque in Istanbul in particular. Some transformations, such as the Zeyrek Mosque (the Church of the Monastery of Christ Pantokrator), will be discussed separately. Such transformations in Istanbul are cited in different numbers and names in literature. In this article, it is aimed to combine this literature, making some revisions and collecting together. Today, there are forty mosques in Istanbul, which have been converted from churches whose names are known, some of which are still surviving while others are lost but with the predicted locations. The main argument of the article is that the action of transforming from church into mosque cannot be explained solely grounded upon a holistic or single cause, and that each situation/single example contains differences. Churches have been transformed into mosques for reasons such as a symbol of conquering a non-Muslim country, re-establishing the divine order, or re-use of ruined structures due to the needs emerging depending on the demographic changes.
  • Item
    Hafızanın yeniden şekillenmesi: TEKEL Ballıca tütün hangarlarının Samsun Üniversitesi Mimarlık ve Tasarım Fakültesi’ne dönüşümü
    (2024) Düzenli, Halil İbrahim; Divleli, Abdullah Asım; Taşar, Emin Selçuk; Gündüz, Mustafa Furkan; Özalp, Mehmet Salih
    Samsun Üniversitesi Ballıca Kampüsü, eski bir TEKEL tütün fabrikası alanında bulunan 68 hangar, 2019’dan itibaren endüstriyel mirası koruma ve israfı önleme ilkeleriyle planlanmaktadır. Mimarlık ve Tasarım Fakültesi için ayrılan dokuz hangarın 1 ve 2 numaralı hangarları, 2020’de başlayan projelerle yenilenmiş ve fakültenin akademik vizyonuna uygun olarak dönüştürülmüştür. Bu dönüşüm, lisans ve yüksek lisans seviyelerinde teori ile pratiğin bütünleşmesini ve bir araştırma merkezinin kurulmasını içermektedir. Hangarların yeniden tasarımı, işlevsel ve estetik güncellemelerle sürdürülebilir malzeme kullanımını vurgulamakta, mevcut yapıların yıkılmadan modernize edilmesini örnek bir yaklaşım olarak sergilemektedir.
  • Item
    100 Yıl önce-100 yıl sonra Mardin: birinci cadde ve halkevi binası üzerinden bir modern kent okuması
    (MEGARON, 2019) Düzenli, Halil İbrahim; Düzenli, Evrim
    Türkiye’de Geç Osmanlı ve Erken Cumhuriyet dönemleri boyunca parçasal müdahale ve modernlik imgeleri arayışı sonucunda geleneksel kent yapıları dönüştürülmüştür. 2000’lerden sonra geleneksel kent ile kurulan ilişkinin geldiği yeni noktada ise, geleneksel kentlerin eski bir imge olarak ortaya konulduğu turizm ve mekan tüketimi odaklı yaklaşımlardan bahsetmek mümkündür. Bu çalışmada, modernleşme deneyimi, Mardin kentindeki 1915 yılında genişletilmeye başlanan ve Erken Cumhuriyet döneminde genişletilme çalışmaları devam eden Mardin Birinci Cadde ve 1938 yılında açılan Mardin Halkevi Binası üzerinden örneklenmiştir. Çalışmanın yöntemi, 2008-2015 yılları arasında yerinde yapılan gözlemlere dayalı tespitlerdir. İlgili literatür, çizim ve görsel belgeler incelenmiş, yapılan tespitler fotoğraflar ile görselleştirilmiştir. Bu haliyle yaklaşık 100 yıllık öyküleri betimleyip irdeleyen çalışma, giderek yaygınlık kazanan “özel mekan ve bina tarihleri” literatürüne de bir katkı olarak görülmelidir. Çalışma sonucunda Mardin Birinci Cadde ve Halkevi üzerinden Mardin kentinin modernlik deneyiminin anlaşılması beklenmektedir. Birinci Cadde başlangıçta yeni ulaşım aracı olan otomobillerin geçişi için genişletilmiş, 2013 ve 2014 yıllarında ise yayalaştırma ve cephe sağlıklaştırma çalışmaları yürütülmüştür. Birinci Cadde üzerinde yer alan Halkevi 1938 yılında betonarme yapım sisteminde, sıvalı bir kültürel kurum yapısı olarak betonarmenin kente ilk girişini temsil etmekte iken, 2011 yılında sıvası sökülerek, cephesi derin derzli taş duvar görüntüsüne büründürülmüş ve butik otele dönüştürülmüştür. Böylelikle 20. yüzyıl başlarının modernist ve ulusal idealleri doğrultusunda şekillenen iki mekan, 21. yüzyılın turizm ve tüketim odaklı kullanımına dönüşmüştür. Throughout the Late Ottoman and the Early Republican periods in Turkey, traditional urban fabrics have been transformed as a result of many fragmentary interventions. By the 2000s, the relationship between urban design and traditional urban fabric attained a new level, where the new focus of intervention was the tourist industry in which the image of traditional town was polished in conformity with spatial consumption. The modernization process is exemplified by two interventions in Mardin city: the First Avenue (1915-2013) and the People’s House (1938-2011). The method of the study is based on the information obtained through on-site observations made between 2008 and 2015. Related literature, drawings and visual documents were examined. As the study depicts the stories of the last 100 years’, it is expected to be seen as a contribution to the literature of prevailing “history of the private space and buildings”. In the conclusion of the study, the modernization efforts in Mardin have been evaluated through the examples of the First Avenue and People’s House. Initially, the Avenue was expanded to allow steady flow of traffic that got increased due to automobiles appearing as a new means of transportation, and later in 2013 and 2014 it was transformed into a pedestrian area in parallel to the rehabilitation of the building facades. The People’s House with its reinforced concrete structure and plastered facade was the first example of a cultural institution in 1938 representing the introduction of reinforced concrete structure. In 2011, plasters were removed and its facades were converted to a stone bond, and the building was transformed to a boutique hotel. Thus, the two spaces that were reflecting the modernist and nationalist ideals in the beginning of the 20th century, went through a transformation reflecting the 21th century’s trends of tourism and consumption focused trends.